Bize “ILIMLI LAİKLİK” lazım!

Nedense “radikal” kelimesi denince, hemen akıllara İslam geliyor. İslam gibi en değerli bir sözcüğün ardına önüne yakışıksız sıfatlar getirerek onu olduğu yerden düşürme, maalesef beyin formatlama ustası medyanın incelikli işçiliğinin bir sonucu belli bir başarıya ulaştı.

Oysa son dönemde radikal sıfatını en çok hakedenler, kendilerine laik diyenler. Radikal laikler, bir devlet tutumu olması gereken laikliği(devletin her kesimin eşit mesafede olmasını), radikal bir yorumla, dindar insanların devlet kademelerinden uzaklaştırılması olarak yorumluyorlar. Bununla da yetinmeyip halkın dini anlayış ve inanışını biçimlendirmeye çalışıyorlar.

Bu vahim durumun farkına varanlardan biride, düşüncelerini cesaretle dillendiren Mustafa Akyol. Radikal gazetesinde “Türkiye’nin ihtiyacı Ilımlı Laiklik” başlığıyla çıkan yazısında Akyol, bakın neler diyor.

“Türkiye’de laiklik gereği dinin sadece vicdanlarda olabileceğine dair bir klişe var. Oysa gerçekte başta İslam olmak üzere her büyük din, kaynağı vicdanlarda yer alan, ama oradan çıkıp toplumsal hayata yansıyan değerler ve kurallar öğretir. Bu da son derece normaldir. Asıl sorulması gereken soru şu: Türkiye’de devletin vicdanlar dışında her şeye tahakküm etmesi gerektiğini zannedenler, bu zannı neye dayandırıyorlar?

Merak etmeyin, Türkiye’de ılımlı bir İslam devleti kurulmayacak. Ama vatandaşlarının inançlarıyla barışık bir ılımlı laikliğe fazlasıyla ihtiyaç var. Bitmek bilmeyen laiklik gerilimleri ancak o şekilde aşılabilir.”

~ yazan: fatihiraz Temmuz 17, 2007.

Yorum Yapın